Seyrek Saçlar İçin Öneriler

BANTSIZ PROTEZ SAÇ SİSTEMİ
10 Eylül 2020
Protez Saçla Yaşam
14 Eylül 2020

Öncelikle hepimizin genetik bir yapısı var. Yani hepimiz bizden önceki neslimizin genetik birer mirasçısıyız esasında. Bu mirastan bizlere ne kadar saç kalacağı ve bu saçın hangi özelliklerde olacağı genetik olarak belirlenmiş durumdadır. Yani tohum ne ise ağaçta öyle kök salıp şekil alacaktır. Dolayısıyla herhangi bir üründen saçlarımızın gürleştirmesini, saç tellerini kalınlaştırmasını beklemek biraz iyimserlik olacaktır. Bununla beraber ince telli ve seyrek saçları daha hacimli daha gür göstermek mümkündür. Saç yapınıza uygun ürünler kullanarak ve saç kesiminize dikkat ederek, arzuladığınız görünüme sahip olabilirsiniz. İnce telli veya seyrek saçlarda gayet hoş ve bakımlı görünebilirler.
Saçlandırma sektörü o kadar gelişti ki, elbette bu konu da sektörel destek almak da mümkün. Saçlandırma sektörünü yakından takip ettiğimizde hergün değişik bir yenilik görebilirsiniz.Kadınlarda çıt çıt, postiş gibi uygulamaların beraberinde erkek ve kadınlara uygulaması yapılabilen ileri derecede gelişmiş olan sistemlerde vardır, saç ekimi, saç simülasyonu ve protez saç gibi yöntemler ile kendinizi iyi hissedebilir, psikolojik olarak saçsızlık sorununuzu daha kolay atlatabilirsiniz.
İnce telli saçlardaki en hassas konu ise; ince saçların daha çabuk su kaybetmesidir. Saç teli su kaybettiği zaman hassaslaşır, kırılganlaşır, cansızlaşır. Bu sebeple ince telli saçların nemlendirici şampuanlara yönlenmesi gerekir. Saçınızın ince olduğunu düşünüyorsunuz, bunun göstergesi olarak da saçınızın yağlanması, cansız görünümü, her taramada elinize bir tutamdan fazla dökülmenin olması (çabuk kırılmaya meyilli bir saç teli) gibi pek çok belirgin özelliği vardır. Şampuanınızı seçerken saçınıza zarar vermeyecek, Ph değeri saçınıza uygun olabilecek, çok fazla kimyasal içeriği olmayan bir şampuan tercih etmelisiniz. Tabiki saçın nemini yok eden uygulamalardan da mümkün olduğu kadar uzak durmalısınız.

Saçın Nemini Azaltıp, Zarar Görmesine Sebep Olan İşlemler ve Korunma Yolları
Kimyasal İşlemler
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz pek çok etken birleşip saç dökülmesinin hızını belirlemektedir. Olumsuz etkilerden bir tanesi olan saçlardan yanıcı ve kimyasal işlemler uygulamaktır. Kimyasal işlemler kırılgan olan saç yapısını daha da kırılganlaştırır ve su kaybını hızlandırır. Saç boyama işlemleri, mevsim geçişlerindeki dikkatsizlik, yanlış tarama alışkanlıkları vb. de saçlara zarar vermektedir.
Isı Uygulamasından (Fön vb.) Korunmanın Yolları
Eğer her gün saçlarınıza fön, maşa ve düzleştirici gibi ısı uygulamalarına maruz kalıyorsa bu saçlarınıza ciddi zarar veriyor demektir. Nem kaybına neden olan bu işlemleri mümkün olduğunca aza indirgemek, hatta hiç yapmamak ya da seyrek yapılıyorlarsa da koruyucu spreyler kullanmak saça uygun yağ maskeleri yapmak gerekiyor.

Nemlendirici İçerikli Şampuan Kullanmak
Saçlarınızı hergün yıkamak şart değil gün aşırı yıkayabilirsiniz. Saçlarınızı yıkarken içerisinde sülfat olmayan yani saçlarınızda sert etki bırakmayacak şampuanlar kullanmalısınız. Saç derinizin yağlanmasını sağlamayı başaran katmanının zarar görmemesi gerekmektedir. Aksi halde saçlarınız daha sık yağlanır ve bunun önüne geçmeniz zorlaşabilir.Bunun yerine organik şampuanlar iyi bir alternatif olabilirler. Ancak ilk defa organik bir şampuan kullanacaksanız saçlarınızın sertleşmesi ve hatta matlaşması sizi panikleştirmesin. İçerisinde sülfat barındırmayan şampuanlar yanı sıra saç kremi kullanılmasını gerektirir. Şampuan ve saç kreminizi de saçlarınızın uçlarından başlayarak yukarıya doğru masaj yaparak kullanmanız gerekir.
Mineral Desteği Alabilirsiniz
Mineral destekli takviyeler kullanarak (doktor tavsiyesi koşulu ile) vücudunuzda eksik ya da zayıf olan bölgelerin gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.

  • Keratin bakımı ve yağ takviyesi de iyi birer yardımcınız olabilir.
  • Hacim veren spreyler de kullanabilirsiniz.
    Bunlar dışında ince telli saçları kalın telli yapmanın maalesef pek mümkünatı yoktur. Çünkü burdaki baş aktör genetik mirasımızdır. Bizim hedefimiz bu sürecin yavaşlaması durma derecesine getirebilmektir. Tıpkı mavi gözlü doğup ne yapsak da siyah gözlü olamayacağımız gibi…